Çocuklar İçin Sevgi Kavramı

papatyalar

Sevgi denince aklımıza ilk olarak gelen şey; karşı cinslerin birbirlerine karşı duyduğu sevgidir. Bu tür sevgi, sevginin çeşitlerinden sadece biridir. Sevginin çeşitleri çoktur; en önemlileri: Allah sevgisi, anne sevgisi, baba sevgisi, vatan sevgisi, evlat sevgisi, kardeş sevgisi, insan sevgisi, dünya sevgisi, makam sevgisi, mal sevgisi, hayvan sevgisi…

Sevgi, kökü insanın kalbinde olan, dalları dünyayı kaplamış, insanların gölgesine sığındığı bir çınar ağacı gibidir. Sevgi, bütün güzelliklerin kendisinden meydana geldiği bir ab-ı hayat kaynağıdır.

Sevgi bütün güzelliklerin, bütün iyiliklerin kaynağıdır. Sevgiden dostluk, şefkat, yardımlaşma, paylaşma… meydana gelir. Kısaca bütün güzellikler sevgi ile hayat bulur.

Sevgi, insanları birbirine yaklaştıran, kalpleri birbirine bağlayan; insanlar arasındaki güveni, dostluğu, ilgiyi, fedakarlığı ve bağlılığı artıran bir duygudur.

Aslında bütün insanların kalbinde her türlü duygu vardır. İnsanlar kalplerinde her türlü duygu olduğu halde doğarlar. Allah insanları yaratırken insanların kalbine her türlü duyguyu koyar.

Nitekim Kuran-ı Kerimde (Rum suresi ayet 21) “Kendileri ile huzur bulasınız diye sizin için türünüzden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet var etmesi de O’nun (varlığının ve kudretinin) delillerindendir. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.” Denilmektedir.

Allah insanların yaşantısında sevgiyi ön plana çıkarmalarını, birbirlerini karşılıksız sevmelerini ve birbirleri ile iyilikte yarışmalarını emreder.

İnsanların duyguları, aileye, çevreye ve aldığı eğitime göre şekillenir. Çocuklar anne ve babaların sözlerine değil, onların yaptıklarına bakarlar. Çocuk duygu eğitiminin temelini ailede alır. Ailenin yaşamında hangi duygu ve davranış ön plana çıkartılıyorsa çocuğun hayatında da aynı duygu ve davranış ön plana çıkar. Ailede sevgi ve iyilikler ön planda ise çocuğun hayatında da sevgi ve iyilikler ön planda olur.

Sevgi, iki canlıyı birbirine bağlayan bir gönül bağıdır. Ruhlar sevgi ile birbirleriyle kaynaşır, birleşir ve bütünleşirler.

Kainatın temeli sevgi üzerine kurulmuştur. Canlıların kalbinde sevgi duygusu olmasaydı yeryüzünde bu kadar canlı olmazdı. Hayvanlar bile sevgileri ile yavrularını korur ve yaşamını devam ettirebilmesi için onu her türlü tehlikelerden korumaya çalışır ve her türlü fedakarlığı yaparlar.

İnsanlar uzayı fethedebilir, kainatın bütün sırlarını öğrenebilir, hayallerinin ötesinde bilimsel başarılar elde edebilir, insan gibi çalışan robotlar yapabilir. Ancak o makinalara duygu verilmesi imkansızdır. Sevgi laboratuvarlarda elde edilecek bir buluş değildir. Sevgi insanlara Allah’ın verdiği en önemli duygudur.

Sevginin zıddı nefrettir. Nefret; kin, öfke, düşmanlık, kıskançlık gibi duyguların ve eğilimlerin oluşmasına sebep olur. Sevgisizlik, korku, çekememezlik ve nefreti harekete geçirir.

Çağımızın en önemli hastalığı, yeryüzündeki bütün zulümlerin, şiddet ve savaşların altındaki en büyük neden: sevgisizliktir.

Anneden, babadan ve çevresinden yeterince sevgi görememiş çocuklar, özgüvenden yoksun ve sorunlu insanlar olarak topluma katılıyorlar. Sevgiden yoksun olarak yetişen çocukların büyüdüklerinde sevgi dolu olması ve hayatta mutlu ve başarılı olması zor oluyor.

Eşlerin evlenmelerine karar vermesine sebep olan en önemli duygu sevgidir. Evliliklerin mutlu olarak devam etmesini, aile fertlerinin mutluluğu için karşılaşılan olumsuzluklara karşı her türlü fedakarlıkların gösterilmesini sağlayan sevgidir.

Anne ve babanın çocukları için yapamayacağı fedakarlık yoktur. Her türlü fedakarlığın kaynağı sevgidir.

Annenin evladına karşı göstermiş olduğu fedakarlığın, çekmiş olduğu acıların temelinde sevgi vardır. Hani derler ya: “ Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz” . Annenin çocuğu için her türlü kötülüklere kalkan olması, onun başarı ve mutluluğu için her türlü fedakarlığa katlanması kalbindeki sevgidendir.

Bir anne tanıyorum: Seksenli yıllarda en büyük oğlu otuz üç yaşında iken böbrek hastası oldu. Yıllarca diyaliz makinasına bağlandı. Anne, oğlu her diyalize girdiğinde sanki kendisi diyalize giriyormuş gibi acı çekiyordu. Oğlunu önce eşi ve çocukları terk etti. Oğluna kimse böbreğini vermek istemedi. Anne hiç tereddüt etmeden oğluna böbreğini verdi. Oğlunun bünyesi annesinin böbreğini kabul ettiği için anne bayram ediyordu. Bir müddet sonra oğlunun vücudu böbreği kabul etmedi, yeniden diyalize girmeye başladı. Bir müddet sonra oğlu böbrek yetmezliğinden öldü. Annenin dünyası karardı. Sanki onunla birlikte o da öldü. Yıllarca oğlunun hayali ile yaşadı. Bugün bile oğlunun adı anılsa gözleri yaşarıyor. Kendisine ölenle ölünmez, Allah rahmet etsin, üzülme dediğimizde bile “Gönlüme haber anlatamıyorum” diyor. Annenin oğluna hiçbir muhtaçlığı yoktu. Anneye bu fedakarlığı yaptıran kalbindeki sevgi idi.

Baba, sevgisi dolayısıyla çocukları için gecesini gündüzüne katarak çalışır. Döktüğü her damla alın teri ona mutluluk verir. Ne yazık ki çoğu babalar aile fertlerine olan sevgisini seslendirmez ancak davranışları ile anlatmaya çalışır. Bazı babalar duygularını gizler. Babanın ailesi ve aile fertleri için yaptığı fedakarlıkların temelinde sevgi vardır.

Sevginin ölçülü olması ve sevginin akıl süzgecinden geçirilmesi kişinin hata yapmasını önler.

Bir hadis-i şerifte “Aşırı sevmek insanı sağır dilsiz ve kör yapar.” Denilmektedir. Çünkü; birini aşırı seven onun hatasını görmez, hatalı sözlerini duymaz, yaptığı yanlış karşısında onu ikaz etmez, sessiz kalır. Aşırı sevgi ve ilgi gösterilen çocuk şımarık ve bencil olur.

Birini aşırı derecede seven kişi onun mükemmel olduğu duygusuna sahiptir. Sevdiğinin hiçbir hatasını görmez veya hata olarak kabul etmez.

Aşık olmak kısa sürelidir ve ebedîliği yoktur. Aşık olmak bilinçli bir seçim değildir. Karşı cinse olan sevgi zamanla biter. Gerçek sevgi ömür boyu devam eder.

Bir atasözümüzde şöyle denir: “ İnsanın güzelliği çiçeğe benzer, mevsimliktir solar gider. Ahlakın güzelliği şafağa benzer, her gün yeniden doğar.”

Sevgi insanlarda doğuştan vardır. Çocukların en çok ihtiyaç duyduğu şey sevgidir. Sevgi ile büyüyen çocukların öz güveni yüksek olur. Sevgi kadar sevgiyi ifade ediş şeklide önemlidir. .

Sevgi dili sonradan öğrenilir. Bazı insanlar sözleri ile, bazı insanlar davranışları ile sevgilerini ifade ederler.

İnsanlardaki sevgi, insanların davranışlarına göre artar veya eksilir. Sevgi, insan davranışlarının karşıya yansımasıdır. İletişimde sevgi dilini kullanmak insanlar arasındaki sevgiyi artırır.

Alçak gönüllülük, cömertlik, güzel söz, kusurları örtmek, affetmek, yumuşak huylu olmak, selam vermek, size yapılan iyiliğe teşekkür etmek, ihtiyacı olan insanlara yardım etmek, insanlarla dostluk kurmak, insanlara faydalı olmak, iyilik yapmak… insanlar arasındaki sevgiyi artırır.

İnsanlar arasında sevgi köprüleri kurmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız vardır. İnsanlar arasındaki sevgi köprüsünü kurmak için Mevlana’nın sözleri önemli:

Şefkat ve merhamette güneş gibi ol. Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol. Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol. Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol. Hoşgörülülükte deniz gibi ol. Ya olduğun gibi ol, ya göründüğün gibi ol.

Kötü söz, kin, kavga, olumsuz davranışlar… insanlar arasındaki sevgiyi zayıflatır.

Sevgilerin en önemlisi Allah sevgisidir. Allah sevgisi, Allah’ı her şeyden çok sevmektir. Allah’ı seven, güzel olan her şeyi sever. İnsanlarla olan ilişkisi sevgi odaklı olur, çıkar odaklı olmaz. Allah’ı seven bütün canlıları sever. İnsanlar arasında ayırım yapmaz. Güzel bir söz vardır: “Yaratılanı severim, yaratandan ötürü.”

Allah’ı seven, insanları ayırım yapmaksızın sever. İnsanlara eli ile ve dili ile zarar vermez. İman, sevginin en ileri derecesidir. Seven kişi sevdiğini üzmez. Seven sevdiği için fedakarlık yapar.

Peygamber Efendimiz (sav) de şöyle buyurmuştur: “Nefsimi kudret elinde tutan Allah’a yemin ederim ki; siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz, birbirinizi sevmedikçe de gerçekten iman etmiş olmazsınız. Dikkat edin! Sizlere uyguladığınız takdirde birbirinizi seveceğiniz bir şeyi haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız.””

Diğer bir hadis-i şeriflerinde ise: “Şu vasıflar kimde bulunursa imanın tadını tadar ; Allah’ı ve onun peygamberini her şeyden çok sevmesi, mümin kardeşini yalnız Allah için sevmesi ve Allah için buğzetmesi ( kin ve öfkelenmesi)…”

Sevgi, birlikte ağlamak, birlikte gülmektir. Sevgi, hayatın olmazsa olmazıdır. Sevgi yoksa dünyada huzur olmaz. Sevgi her erdemin başı ve sonudur. Sevgi hayatın hareket ettirici gücüdür. Seven kişi sevdiğinin hatasını aramaz. Seven kişi sevdiğini üzmez. Sevgiye ekmek gibi su gibi ihtiyacımız var. Seven kişi güzel görür, güzel gören güzel düşünür, güzel düşüne mutlu olur.
Hurşit Ekinci

(Toplam 73 , bugün 1 )

İlgili konular

Leave a Comment