Maide Suresi’nin Fazileti

kuran

Kur’an-─▒ Kerim’in be┼činci suresi. Meden├« surelerdendir. Y├╝z yirmi ayet, bin sekiz y├╝z d├Ârt kelime ve on bir bin dokuz y├╝z otuz ├╝├ž harften ibarettir. Fas─▒l├ólar─▒, ra, lam, nun, ba, dal harfleridir. Hudeybiye g├╝n├╝nden ba┼člayarak peyderpey nazil olmu┼čtur. N├╝z├╝l s─▒ras─▒ Fetih suresinden sonrad─▒r (ez-Zemah┼čeri, el-Ke┼č┼č├óf, Beyrut, t.y., I, 600).

Ad─▒n─▒ y├╝z on ikinci ayetinde ge├žen “m├óide” kelimesinden alm─▒┼čt─▒r. Bu ad─▒ almas─▒n─▒n ├Âzel bir sebebi yoktur. M├óide isminin ayette ge├ži┼č ┼čekli ┼č├Âyledir: “Hani, havariler: “Ey Meryem o─člu ─░sa! Rabbinin, g├Âkten bize bir sofra (m├óide) indirmeye g├╝c├╝ yeter mi?” demi┼člerdir…!” Sure; Ukud, Munk─▒ze ve M├╝ba’sire adlar─▒yla da an─▒lmaktad─▒r.

Sure, ─░sl├óm itikad─▒n─▒n yay─▒ld─▒─č─▒, yok edilmesinin m├╝mk├╝n olmad─▒─č─▒n─▒n b├╝t├╝n m├╝┼čriklerce anla┼č─▒ld─▒─č─▒ bir zamanda inmeye ba┼člam─▒┼čt─▒r. ─░sl├óm, devlet olma yolunda her ┼čeyini tamamlam─▒┼č, siyasi, iktisad├« ve asker├« kurumlar─▒n─▒n temelini kurmu┼čtu. Hicretten sonra, siyas├« tarih a├ž─▒s─▒ndan ├žok k─▒sa say─▒labilecek on y─▒l gibi bir zaman i├žinde ─░sl├óm, d├╝nya tarihinde o g├╝ne dek e┼čine rastlanmam─▒┼č bir h─▒zla b├╝t├╝n Arap yar─▒m adas─▒n─▒ h├ókimiyeti alt─▒na alm─▒┼čt─▒.

Bu d├Ânemde m├╝sl├╝manlar─▒n ahl├ók├«, sosyal ve k├╝lt├╝rel davran─▒┼člar─▒ ┼čekillenmi┼č ve onlar─▒, gayr─▒m├╝slimlerden belirgin bir ┼čekilde ay─▒ran bir g├Âr├╝nt├╝ ortaya ├ž─▒km─▒┼čt─▒. ─░sl├óm─▒n meden├« ve ceza hukuku, ─░sl├óm devleti s─▒n─▒rlar─▒ i├žerisinde, y├Ânetim taraf─▒ndan uygulan─▒yordu. ─░nsanlar aras─▒ndaki ili┼čkileri d├╝zenleyen kurallar tesbit edilmi┼č ve bunlar k─▒sa zamanda m├╝sl├╝manlarca ├Âz├╝mlenmi┼čti. ─░sl├óm toplumunun olgunla┼čmas─▒n─▒n bu son d├Âneminde nazil olan M├óide s├╗resi, her ┼čeyiyle tamamlanm─▒┼č olan dinin temel prensiblerini, hel├óllerini, haramlar─▒n─▒ son ┼čekliyle bir arada, bir demet halinde ortaya koyuyor ve dinin her ┼čeyiyle tamamland─▒─č─▒n─▒ ve insanl─▒─ča din olarak ─░sl├óm─▒n se├žildi─čini; Bu g├╝n dininizi kemale erdirdim. Size nimetimi tamamlad─▒m. Ve din olarak size ─░sl├óm─▒ se├žtim” (3) ayetiyle b├╝t├╝n insanl─▒─ča il├ón ediyordu. Surede itikadi tasavvur b├╝t├╝n ├ž─▒plakl─▒─č─▒ ile a├ž─▒kl─▒─ča kavu┼čturuluyor ve ├Ânceki surelerde ortaya konan h├╝k├╝mler ├╝st ├╝ste tekrarlanarak defalarca teyit ediliyor. Bu h├╝k├╝mleri ─░sl├óm’─▒n emirleri olarak ikrar etmek imand─▒r. Onlar─▒ hayata tatbik etmek ise ─░sl├óm’d─▒r. Sure, bu unsurlar─▒n birbiriyle i├ži├že ge├žmi┼č, birbirinden ayr─▒lamaz bir b├╝t├╝n├╝ olu┼čturdu─čunu izah ediyor.

Allah Te├ól├ó, y├╝celi─činde ve h├╝k├╝mranl─▒─č─▒nda hi├žbir orta─č─▒ bulunmayan yeg├óne il├óht─▒r. Her ┼čeyi o yaratm─▒┼čt─▒r. Yaratmas─▒nda ba┼čka hi├ž bir kimsenin ortakl─▒─č─▒, m├╝dahalesi yoktur. Yaratt─▒─č─▒ ┼čeylerin tek malik├« ve hakimi yine O’dur. H├╝k├╝m koymak sadece O’na mahsustur.

Bu ger├žekler, Allah’─▒n indirdi─či h├╝k├╝mlerin d─▒┼č─▒nda, ba┼čka bir ┼čeyle h├╝kmedilemeyece─či hususunu mant─▒k├« olarak ortaya koyuyor. Her ┼čeyin yarat─▒c─▒s─▒, sahibi, malik├« O oldu─čuna g├Âre, yaratt─▒klar─▒ i├žin l├óy─▒k g├Ârd├╝─č├╝ nizam─▒ vazetmek de O’nun hakk─▒d─▒r. M├╝lkiyetinde bulunanlar i├žin kanun koymas─▒na ve onlar─▒n uygulanmas─▒n─▒ istemesine hi├ž kimsenin itiraz etme hakk─▒ da yoktur. E─čer, insanlar aras─▒nda O’nun ahk├óm─▒yla h├╝kmetmekten ka├ž─▒n─▒l─▒rsa; bu, O’na kar┼č─▒ ├ž─▒kmak, O’na isyan etmek ve O’nun ul├╗hiyyetini ink├ór etmek demektir. Allah Te├ól├ó bu ger├že─či, kendilerine g├Ânderilen Tevrat ile h├╝kmetmekle emrolunduklar─▒ halde, bundan y├╝z ├ževiren Yahudiler hakk─▒nda nazil olan ve b├Âyle yapan her topluluk i├žin ge├žerli olan, “…Kim Allah’─▒n indirdi─či ile h├╝kmetmezse, i┼čte onlar kafirlerin ta kendileridir. Kim, Allah─▒n indirdi─či ile h├╝kmetmezse, i┼čte onlar, zalimlerin ta kendileridir. Kim, Allah’─▒n indirdikleri ile h├╝kmetmezse i┼čte onlar fas─▒klar─▒n ta kendileridir” (44, 45, 47) ayetleri ile b├╝t├╝n a├ž─▒kl─▒─č─▒yla herkese il├ón etmektedir.

Allah’─▒n hadlerini ikr├ór etmek; hel├ól g├Âsterdi─čini hel├ól, haram g├Âsterdi─čini de haram saymak ve koydu─ču h├╝k├╝mleri hayata tatbik etmek, O’nun ortaks─▒z tek Rab oldu─čunu kabul etmek demektir. Ondan ba┼čkas─▒n─▒n yasaklamas─▒yla bir ┼čeyi haram ve yasak saymak veya O’nun haram ve yasak k─▒ld─▒─č─▒ ┼čeyleri O’ndan ba┼čkas─▒n─▒n serbest b─▒rakmas─▒yla mubah saymak, O’nun R├╗b├╗biyyetini ink├ór etmek ve O’ndan ba┼čkalar─▒n─▒ Rabler edinmek demektir. Peygamber (s.a.s), hen├╝z m├╝sl├╝man olmam─▒┼č olan Adiy ─░bn H├ótem’in yan─▒nda; “Onlar, hahamlar─▒n─▒, papazlar─▒n─▒ ve Meryemo─člu ─░sa Mesih’i Allah’tan ba┼čka Rabler edindiler. Halbuki onlar ancak “bir” olan ve kendisinden ba┼čka ilah olmayan Allah’a ibadet etmekle emrolunmu┼člard─▒. Allah onlar─▒n ko┼čtuklar─▒ ortaklardan m├╝nezzehtir” (et-Tevbe, 9/31) ayetini okudu─ču zaman Adiy ─░bn H├ótem itiraz etmi┼č ve ┼č├Âyle demi┼čti: “Hay─▒r. Onlar s├Âyledi─činiz gibi onlara kesinlikle ibadet etmediler”. Hz. Peygamber (s.a.s)’in verdi─či cevab, bu konuyu b├╝t├╝n y├Ânleriyle a├ž─▒kl─▒─ča kavu┼čturuyordu: “Evet… Onlar, Allah’─▒n hel├ól k─▒ld─▒─č─▒n─▒ onlara haram; haram k─▒ld─▒─č─▒n─▒ da hel├ól k─▒ld─▒lar. B├Âyle yapmakla onlar; uyduklar─▒ bu kimselere ibadet etmi┼č, tap─▒nm─▒┼č oldular” (─░bn Kesir, Tefsiru’l-Kur’anil-Azim, ─░stanbul 1985, IV, 88). Bu izah, Allah’─▒n indirdikleri ile h├╝kmetmekten ka├ž─▒narak kullar─▒n koydu─ču kurallara g├Âre hayat─▒ tanzim etmenin ne demek oldu─čunu ortaya koyuyor: “…Halbuki onlar, ancak, bir olan ve kendisinden ba┼čka il├óh olmayan Allah’a ibadet etmekle emrolunmu┼člard─▒”.

Bundan dolay─▒d─▒r ki b├╝t├╝n peygamberler ve ├╝mmetleri O’nun ┼čeriat─▒yla h├╝kmetmekle emrolunmu┼člard─▒r. ├ç├╝nk├╝ O’nun ahk├óm─▒ dindir ve O’nun indinde ondan ba┼čka da din yoktur. ─░man edenler O’nun indirdi─či dini emirlere uymakla, onlarla h├╝kmetmekle O’na ibadet etmi┼č olurlar. B├Âylece ya┼čay─▒┼člar─▒nda Allah Te├ól├ó’ya hi├ž bir ┼čeyi ortak ko┼čmam─▒┼č olurlar.

Surede konular ┼ču ┼čekilde ele al─▒nmaktad─▒r: ─░lk ├Ânce m├╝sl├╝manlar─▒n amel├«, siyas├« ve k├╝lt├╝rel hayatlar─▒ ile ilgili h├╝k├╝mler yer almaktad─▒r. Sure ilk ayetlerine; “Ey iman edenler! Akitleri titizlikle yerine getirin” (1) emriyle ba┼čl─▒yor. Akitlerden kas─▒t, bu surede a├ž─▒klanan ve genelde peygamber (s.a.s)’in getirdiklerinin tamam─▒n─▒ kapsayan, il├óhi hukukun gerektirdi─či her ┼čeye tam uyulmas─▒ ve hud├╗dull├óh─▒n g├Âzetilmesidir. M├╝sl├╝man, ─░sl├óm’─▒ kabul etmenin ┼čart─▒ olan “kelime-i tevhid”i ikrar etti─či zaman Allah’─▒n ona yapmakla emretti─či her ┼čeyi yerine getirmeye s├Âz vermi┼č olur. M├╝sl├╝manlar─▒n hangi ┼čartlarda olursa olsun, yapm─▒┼č olduklar─▒ anla┼čmalara uymalar─▒ istenmektedir. Bu giri┼čten sonra, titizlikle uyulmas─▒ gereken s─▒n─▒rlar, h├╝k├╝mler gelmeye ba┼čl─▒yor.

─░lk ├Ânce, eti yenebilecek hayvanlarla ilgili h├╝k├╝mler yer al─▒yor. Arkas─▒ndan; “┼×├╝phesiz Allah diledi─či h├╝km├╝ koyar” (1) uyar─▒s─▒yla, O’nun koydu─ču h├╝k├╝mlerin hi├ž kimse taraf─▒ndan sorgulanamayaca─č─▒ ger├že─či bir kez daha hat─▒rlat─▒l─▒yor. Bundan sonra, surenin ak─▒┼č─▒ i├žerisinde bir ├žok ┼čer’├« h├╝k├╝m yer al─▒yor: Av ve kurbanl─▒k hayvanlara ili┼čkin hel├ól ve haramlar, Mescid-i Haram’da ve ihraml─▒ iken yap─▒lmas─▒ hel├ól ve haram olan davran─▒┼člar, nik├óh─▒ hel├ól olan kad─▒nlara ait h├╝k├╝mler, temizlik ve abdestin al─▒n─▒┼č ┼čekli hakk─▒nda h├╝k├╝mler, h├╝k├╝m verirken adaletli davranmaya dair talimatlar, ─░sl├óm d├╝zenini bozucu davran─▒┼člarda bulunma ve h─▒rs─▒zl─▒k cezalar─▒na ait h├╝k├╝mler, i├žki, kumar ve fal oklar─▒na ait h├╝k├╝mler, ihram yasaklar─▒na ait h├╝k├╝mler, ├Âl├╝m ├╝zere vasiyet ile alakal─▒ h├╝k├╝mler, hayvanlardan Bahire*, S├óibe *, Vasile * ve Ham’a* taall├╗k eden h├╝k├╝mler (103), Tevratta bulunan ve m├╝sl├╝manlar i├žinde kanun haline getirilen k─▒sasa dair h├╝k├╝mler…

Ayetlerin ak─▒┼č─▒ i├žerisinde, hel├ól ve haramlara dair h├╝k├╝mlere uymak, onlara ait emirlere itaat etmek hususu devaml─▒ hat─▒rlat─▒l─▒yor. Allah’─▒n yasaklad─▒─č─▒ ┼čeyler d─▒┼č─▒nda, insanlara hel├ól k─▒l─▒nan nimetlerden yararlan─▒lmas─▒ ve bunlar─▒n hi├ž kimse taraf─▒ndan kendi nefsine yasak k─▒l─▒nmamas─▒ gerekti─či ┼čeklindeki emirle m├╝sl├╝manlar uyar─▒l─▒yor: “Ey iman edenler! Allah’─▒n size hel├ól k─▒ld─▒─č─▒ temiz ┼čeyleri haram saymay─▒n ve haddi a┼čmay─▒n… (87). Allah’─▒n insanlara temiz olarak g├Âsterdi─či nimetleri kendi nefsine haram k─▒lanlar, nefislerine zulmetmi┼č ve haddi a┼čm─▒┼č olurlar.

M├╝sl├╝manlar Medine’de devlet haline geldikleri i├žin iktidar─▒n ve elde edilen ba┼čanlar─▒n onlar─▒ ifsat etmesi tehlikesi vard─▒. Allah onlar─▒ b├Âyle b├╝y├╝k bir imtihan ortam─▒nda, daha evvel kitap ehlinin d├╝┼čt├╝─č├╝ duruma d├╝┼čmemeleri i├žin tekrar tekrar uyarmaktad─▒r. M├╝sl├╝manlardan Allah’─▒n ve Resul├╝n├╝n emrettiklerine tam anlam─▒yla uymalar─▒, onlara kar┼č─▒ gelmemeleri istenmektedir: Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin. Kar┼č─▒ gelmekten sak─▒n─▒n” (92).

Surede i┼členen di─čer bir konu da, Yahudi ve Hristiyanlar─▒n durumudur. Yahudiler, Allah’a vermi┼č olduklar─▒ s├Âze ihanet ettikleri i├žin l├ónetlenmi┼člerdi. Allah Te├ól├ó, Kur’an-─▒ Kerim’de onlar hakk─▒nda ┼č├Âyle demektedir: “┼×├╝phesiz ki Allah, ─░srailo─čullar─▒ndan s├Âz alm─▒┼čt─▒… Verdikleri s├Âz├╝ bozduklar─▒ i├žin onlar─▒ l├ónetledik ve kalplerini kat─▒la┼čt─▒rd─▒k… ” (12, 13).

“Onlar, kelimeleri yerlerinden kald─▒r─▒p de─či┼čtirdiler. Uyar─▒ld─▒klar─▒ ┼×eylerden pay almay─▒ unuttular. Ey Muhammed! Pek az─▒ m├╝stesna, onlardan devaml─▒ hainlik g├Âreceksin…” (13) ayeti, onlar─▒n Allah’─▒n kitab─▒n─▒ tahrif ettikleri ve uymalar─▒ gereken konularda uyar─▒ld─▒klar─▒ halde, bunlar─▒n hepsine kulaklar─▒n─▒ t─▒kam─▒┼č olduklar─▒n─▒ bize bildirmektedir. Onlar Allah’a ve Allah’─▒n g├Ânderdi─či nebilere ihanet etmi┼č, onlara zulmetmi┼člerdi. Allah’─▒n uyar─▒lar─▒ndan hi├ž bir zaman pay almad─▒klar─▒ i├žin, onlar daima ─░sl├óma d├╝┼čman olacaklar ve iyilik g├Ârseler dahi daima m├╝sl├╝manlara ih├ónet edeceklerdir. Onlar─▒n ┼čeytanla┼čm─▒┼č tabiatlar─▒ bunu gerektirmektedir.

Hristiyanlar’─▒n durumu, Yahudiler’in durumundan farkl─▒ de─čildir. ├ç├╝nk├╝ onlarda, Allah’─▒n indirdi─či ─░ncil’i tahrif ettiler. Onu hev├ó ve heveslerine g├Âre yeniden yazd─▒lar. Onlar─▒n d├╝┼čt├╝kleri en b├╝y├╝k sap─▒kl─▒k, Tevhid konusu idi. Onlar Allah’─▒n kulu ve Resul├╝ olan Hz. ─░sa (a.s)’y─▒ Allah’a ortak ko┼čtular. B├Âylece sap─▒kl─▒klar─▒n en b├╝y├╝─č├╝ olan ┼čirke s├╝r├╝klendiler. Halbuki Hz. ─░sa (a.s) onlar─▒, Allah’─▒ bir bilip, hi├žbir ┼čeyi ortak ko┼čmadan yaln─▒zca O’na ibadet etmeye ├ža─č─▒rm─▒┼čt─▒. Onlar, “Allah Mesih’tir” ve “Allah, ├╝├ž il├óhtan, biridir” diyerek Allah’a ortak ko┼čmu┼člard─▒. Onlar─▒n durumu ┼ču ayeti kerimelerle a├ž─▒kl─▒─ča kavu┼čturulmu┼čtur: “┼×├╝phesiz Allah, Meryem o─člu ─░s├ó Mesihtir” diyenler, kafir oldular. Oysa Mesih onlara “Ey ─░srailo─čullar─▒! Hem benim, hem de sizin Rabb─▒n─▒z olan Allah’a ibadet edin demi┼čti. ┼×├╝phesiz ki “Allah ├╝├ž ilahtan biridir” diyenler kafir olmu┼čtur” (72-73).

Daha sonra Hz. Adem (a.s)’─▒n iki o─člunun k─▒ssas─▒ anlat─▒larak, ─░srailo─čullar─▒n─▒n Peygamberi ├Âld├╝rmek i├žin kurduklar─▒ tuzaktan s├Âz edilir. Ayr─▒ca insan hayat─▒n─▒n dokunulmazl─▒─č─▒ da vurgulanmaktad─▒r.

Surenin ├╝zerinde durdu─ču en ├Ânemli konulardan biri de, ─░sl├óm’─▒n d─▒┼č─▒ndaki kimselerle dostluk kurmak meselesidir. Kur’an-─▒ Kerim m├╝minleri, ahl├ók├« ├ž├Âk├╝nt├╝ i├žinde bulunan Yah├╗d├« ve Hristiyanlarla dost ve s─▒rda┼č olmamalar─▒ i├žin uyarmaktad─▒r: “Ey im├ón edenler! Yahudi ve Hristiyanlar─▒ dost edinmeyin. Onlar birbirinin dostudurlar. Sizden kim onlar─▒ dost edinirse, ┼č├╝phesiz onlardan olur… “(51). Dostluk ba─člar─▒, ki┼čileri ve toplumlar─▒ birbirinin hukukunu korumaya g├Ât├╝r├╝r. ─░nsanlar kimlere dost olur, yak─▒nl─▒k duyarlarsa, onlardan olmu┼č olurlar. Bu ayetle m├╝sl├╝manlar, b├Âyle b├╝y├╝k bir tehlikeye kar┼č─▒ uyar─▒lmaktad─▒rlar. M├╝minlerin dostlar─▒n─▒n kimler oldu─čunu Allah Te├ól├ó; “Sizin dostunuz sadece, Allah, O’nun peygamberi ve Allah’a boyun e─čerek namaz k─▒lan, zek├ót veren m├╝minlerdir” (55) ayetiyle tesbit etmekte ve bize bildirmektedir. Dostluk iman─▒n ├Âl├ž├╝s├╝ olarak de─čerlendirilir: “E─čer onlar, Allah’a, Peygamber’e ve ona indirilene iman etmi┼č olsalard─▒, kafirleri dost edinmezlerdi” (81).

Surenin sonunda, akidelerini d├╝zeltmeleri i├žin, “H├╝k├╝m g├╝n├╝”nde Allah Te├ól├ó ile Peygamberi Hz. ─░s├ó (a.s) aras─▒nda ge├žecek olan konu┼čma yer al─▒r. Hz. ─░s├ó (a.s), Allah Te├ól├ó’ya ┼č├Âyle diyecektir: “Ben onlara sadece, bana emrettiklerini s├Âyledim. Benim ve sizin Rabb─▒n─▒z olan Allah’a ibadet edin dedim. Aralar─▒nda oldu─čum m├╝ddet├že onlara ┼čahit idim. Sen beni semaya ald─▒─č─▒n zaman, onlar─▒ sen g├Âzl├╝yordun. Sen her ┼čeye ┼čahitsin” (117). Bu ayet, Peygamberlerine inand─▒klar─▒n─▒ s├Âyleyen Hristiyanlar─▒ uyarmak i├žin onlara hitap etmektedir. Ancak, Kur’an-─▒ Kerim’in genel mant─▒─č─▒ ├žer├ževesinde de─čerlendirildi─činde, peygamberleri hakk─▒nda bat─▒l ├╝mitler besleyen herkese hitap etti─či g├Âr├╝l├╝r. O g├╝n hi├ž kimse sap─▒kl─▒─č─▒ i├žin bir mazeret bulamayaca─č─▒ gibi, inand─▒─č─▒n─▒ s├Âyledi─či peygamberlerine yapm─▒┼č oldu─ču iftiradan da bir fayda g├Âremeyecektir. ├ç├╝nk├╝ o g├╝n, her yalanc─▒n─▒n yalan─▒ y├╝z├╝ne vurulacakt─▒r.

Sure, Allah Te├ól├ó’n─▒n her ┼čeye kadir oldu─ču ve her ┼čeyin sahibinin O oldu─ču ger├že─či hat─▒rlat─▒larak son buluyor: “G├Âklerin, yerin ve her ikisinde bulunanlar─▒n m├╝lk├╝ Allah’a aittir” (120). O halde O’nun emretti─či her ┼čeye uyulmal─▒ ve yasaklad─▒─č─▒ ┼čeylerden ka├ž─▒n─▒lmal─▒d─▒r. O’na iman edip, O’na tabi olmayan hi├ž kimse, O’nun azab─▒ndan kendini koruyamayacakt─▒r. ├ç├╝nk├╝ O, g├Âklerin ve yerin tek malik├« ve h├ókimidir.
├ľmer Tellio─člu

5/5 - (5 votes)
(Toplam 115 , bug├╝n 1 )

─░lgili konular

Leave a Comment