kuran-rahle

İnşirah Suresinin Fazileti

Kur'an-ı Kerim Surelerin Faziletleri

Kur’an-ı Kerîm’in doksan dördüncü suresi, sekiz ayet, yirmi dokuz kelime ve yüz üç harftir. Fasılaları, kâf, elif ve be harfleridir. Sure Mekkî olup “şerh” suresi diye de adlandırılır. “Duha” suresinden sonra inmiştir ve konusu da bu surenin konusuyla yakından ilgilidir. Hatta bazı âlimler bu iki sureyi bir sûre saymıştır.

“Duha” suresi, vahyin birkaç gün kesilmesi ve Resulullah’ın gönlüne bir sıkıntının çökmesi üzerine inmiş gönlüne ferahlık gelmişti. İnşirah suresi bu ferahlığı pekiştirerek şanını yüceltmekte ve ona verdiği nimetleri sıralamaktadır.

Birbirini tamamlayan DUHA-İNŞİRAH SURELERİ insan psikolojisi ve özde düşünme nokta-i nazarından elbette uzun uzun incelemeye, tetkik edilmeye değer sırlı boyutlar içeriyor.

Arapça da Şe-Ra-Ha kökünden gelen İnşirah; Yarılma, Kesilip Açılma, Deşilme, Cerrahi Müdahale anlamlarına geliyor.

Terim olarak herhangi bir ilmî eseri açıklamaya da ŞERH ETMEK tabirini kullanıyoruz.

İlim veya gönül ehli bir Hak Sevdalısı, bir kitabı alıyor, cümleleri yararak içlerinden derin-sırlı manalar çıkarıyor.

Rasül,ömrünün farklı dönemlerinde 3 ayrı inşirah yaşamış:

1-Süt Anne Halime’nin yaylasında 2-4 yaşlarında iken; çocuklarla oynadığı esnada Cebrail’in gelerek sinesini yarması, kalbini alıp yıkaması ve sonra yerine koyması şeklinde tasvir edilen olay.
2-İlk Vahyin gelişi sırasında Hira mağarasında Cebrail’in “OKU” diyerek sıkması şeklinde uygulanan inşirah.
3-Mi’rac arifesinde İsra(gece yürüyüşüne) çıkmazdan önce Kabe’de dua ederken uygulanan İnşirah.

Bu 3 inşirahın zamanlamaları ve uygulanma biçimleri nasıl bir mana fısıldar, bu da inceden inceye düşünülmeli!…

Altını çizmek istediğimiz nokta; inşirahın sanıldığı gibi birden bire işlerin düzelmesi, hayat konumunun yükselmesi, maddi sıkıntıların bitivermesi,acının birden bire sevince dönüşmesi olmadığıdır!..

İnsanımız iç huzuru yada feraha çıkmak deyince, maddi-sosyal konum itibarı ile yokuştan düze çıkmak, âmiyâne tabirle köşe dönmek, hayatının en büyük şansını kucağında bulmak gibi bedensel rahata dönük manalar anlıyor.

Oysa inşirah bu değil!… İnşirah; tamamen gönle, evrensele, ukbâya, ebediyete dönük bir kavram.

Bu çerçevede kelime kökündeki manadan da istifade ederek inşirahı anlamaya çalışalım.

Lügat anlamından girersek inşirah; bir ameliyat!… Ameliyat ise; bıçak, acı, kan, iğne, uyuşma, kendinden geçme, var olana müdahale, dokuyu bozma, organı değiştirme, iç bünyede mevcut cerahati, irini, uru söküp alma demek!..

Kolay mı ameliyat?
Güle oynaya ameliyat masasına yatan gördünüz mü hiç?..
O halde İnşirahın manası bizim bildiğimiz türden bir rahata kavuşma değil.

Ya ne öyleyse?…

İnşirah; Hakikat Yolunda Mecburi İstikamettir: İnsan kolayı sever. Şurup içmek varken iğne vurulmak istemeyiz. Kolay yoldan sağlığına kavuşmak elbette iyidir. Fakat hakikat yolunun zorunlu bir dönemecidir İnşirah..

Kolay yolu olsa Rasüle uygulardı ALLAH!… 3 kere inşiraha uğradı Rasül. 3 yaşında iken yarıldı kalbi. 40 yaşında Cebrail kaburgalarını çatırdatırcasına sıktı inşirah için. Gecenin bir yarısı Mirac öncesi yine Mescid-i Haram’da yaşadı.

Rasülün bu yaşadıklarını kendi hayatınızda düşünün. Cebrail hangi suretlerde sizi sıkarak inşirah vermek istedi, yada hala istiyor, iyice bir düşünün!..

O halde geçilecek bu geçit. Hiç kaçarı yok dostlar! Yol devam etsin, menzile erilsin diye geçilecek!…

Aşağıdaki video vasıtasıyla tefekkür hali ile bu sureyi ezberlemeye gayret gösterelim İnşaallah…

أَلَمْ نَشْرَحْ لَكَ صَدْرَكَ
1. Elem neşrah leke sadrak.
1. Biz senin göğsünü açıp genişletmedik mi?

وَوَضَعْنَا عَنْكَ وِزْرَكَ
2.Vevedağnee anke vizrak.
2.Yükünü senden alıp atmadık mı?

الَّذِي أَنْقَضَ ظَهْرَكَ
3. Ellezî engada zahrak.
3. O senin belini büken yükü

وَرَفَعْنَا لَكَ ذِكْرَكَ
4.Ve rafeğnâ leke zikrak.
4. Senin şânını ve ününü yüceltmedik mi?

فَإِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
5. Feinne meal usri yusrâ.
5. Elbette zorluğun yanında bir kolaylık vardır.

إِنَّ مَعَ الْعُسْرِ يُسْرًا
6. İnne meal usri yusrâ.
6. Gerçekten, zorlukla beraber bir kolaylık daha vardır.

فَإِذَا فَرَغْتَ فَانْصَبْ
7. Feizâ ferağte fensab.
7. Boş kaldın mı hemen (başka) işe koyul,

وَإِلَى رَبِّكَ فَارْغَبْ
8. Ve ilee rabbike ferğab.
8. Yalnız Rabbine yönel.

İnşirah Suresi’nin meali şöyledir:
“Biz senin göğsünü açmadık mı? Atmadık mı üzerinden yükü? Ki (o ağırlığından) sırtını çatırdatmıştı! Senin şanını yükseltmedik mi? Muhakkak ki her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. Evet her güçlükle beraber bir kolaylık vardır. O halde (işlerinden) boş olduğun zaman uğraş (ibadetle meşgul ol) ve Rabbine rağbet et (O’nun rızasını, O’nun sevgisini kazanmağa çalış)”

Bu surede anlatıları şerh-i sadr yani Hz. Peygamberin göğsünün yarılması olayından maksadın ne olduğu tartışılmışsa da genellikle İsra hadisesindeki şerh-i sadr olduğu kabul edilmiştir. Hz. Peygamber bir defa, on yaslarında, bir defa da Mirac öncesinde “göğsün genişletilmesi ameliyesi” ne tabi tutulmuştur. Sure, insanın manevî bakımdan yetişmesinde, kemâle ermesinde büyük önemi olan “İnsan sadrı”na dikkati çekmektedir.

Sûreye ad olan “göğsün genişlemesi (şerh-i sadr)” olayının ilkini Allah Resulu şöyle açıklar: Ebû Hureyre (r.a), Hz. Peygamber’e, ilk peygamberlik belirtisinin ne olduğunu sorar. Hz. Peygamber (s.a.s) şöyle cevap verir: “On yaşlarında iken sahrâya (çöl) çıkmıştım. Başımın üstünde bazı sesler işittim. Bir adam diğerine, “İşte bu o değil mi” diye soruyor, diğeri “evet” diyordu. Bunlar daha önce gördüğüm hiçbir kimseye benzemiyordu. Yürüyerek yanıma geldiler. Birisi kollarımdan tuttu. Hiçbir şey hissetmiyordum. Birisi “yan yatır” dedi. Zorlamadan ve çekmeden beni yatırdılar. Birisi, “göğsünü yar” dedi. Göğsüme çıktı, kan ve acı olmaksızın, göreceğim şekilde göğsümü yardı. “Kin ve hasedi çıkar” dedi. Kan pıhtısı benzeri şeyleri çıkarıp attı. “Şefkat, merhamet ve rahmet doldur” dedi. Çıkardığı şey gümüşe benziyordu. Sonra sağ ayağımın baş parmağını hareket ettirdi ve şöyle dedi: Haydi git ve selâmet bul”. Oradan, küçüklere karşı şefkatli büyüklere karşı merhametli olarak döndüm” (Ahmed b. Hanbel, Müsned, V, 139; İbn Kesir, Tefsîru’l Kur’ani’l-Azîm, İstanbul 1985, VIII, 451)

Taşınması Hz. Peygamber’e ağırlık veren yükün sırtından atılması “geçmiş ve gelecek günahlarının bağışlanmış olması”dır. Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur: “Allah, bu fethi sana, geçmiş ve gelecek günahlarını bağışlamak, üzerine olan nimetini tamamlamak, seni dosdoğru bir yola iletmek ve seni sanlı bir zaferle muzaffer kılmak için ihsan etti” (el-Feth, 48/2-3).

Hz. Peygamber’in şanının yüceltilmesi; kelime-i şehadet, ezan, namazdaki tehiyyât, Allahumma salli ve Allahumma bârik duaları gibi doğrudan O’nunla ilgili dua ve niyazlarda açıkça görülür. Ancak, onun ins ve cinnin peygamberi oluşu, âlemlere rahmet olarak gõnderilmesi, evrensel ve son tevhîd dinini temsil etmesi en büyük şereftir.

Her zorluktan sonra kolaylığın iki defa tekrar edilerek bildirilmesi, müminleri zorlukları göğüslemeye teşvik etmektedir. Her gecenin gündüzü, karanlığın aydınlığı olduğu gibi, zulmün arkasından da adâletin, küfrün ardından İslâm hâkimiyetinin gelmesi umulur. Ancak bu kolaylıklara ulaşmak için yüce Allah’a yönelme ve kulluk gereklidir.

İnşirah Suresi’nin Faziletleri

Rivayet Edildi ki:

  • İç sıkıntısı yaşayanlar, bunalanlar, daralan kişiler, yaşadığı sorunlardan kurtularak selamete çıkmak için bu sureyi hergün 70 kez okumaya devam etmelidir. Yine her türlü maddi ve manevi sıkıntılardan en kısa zamanda kurtulmak için her gün 70 defa okunmalıdır. Yine maneviyatta ilerlemek isteyenler için bu surenin günde 70 kez okunması tavsiye edilmiştir.
  • Her gün 7 kez okumaya devam edenlerin Allah’ın izniyle kalp sıkıntısından kurtulacağı ve bol rızka kavuşacağı belirtilmektedir.
  • 5 vakit namazdan sonra bu sureyi okumaya devam edenlerin Allah tarafından tüm işleri kolaylaştırılır ve rızıkları çoğaltılır denilmektedir. Sıkıntılarından halas oldukları gibi umulmadık yerden rızıklandırılacakları belirtilmektedir.
  • Muradlarına ermek isteyen kimselerin isteklerinin kabulüne mazhar olur.
  • Selef-i salihinden bir kısım ulema şöyle der: “Her kim Kuran-ı Kerim’i ezberlemede zorlanıyorsa İnşirah suresini bir kağıda yazsın. Zemzem suyunda yazıları silininceye kadar beklettikten sonra bu suyu içsin. Ezber sorunu kalmayacaktır. Ayrıca bu su, böbrek taşı ve kumu bulunan kimseye içirilirse, ona da bi-iznillah şifa olur.”
  • Ezber kaabiliyeti az olan yahud ezberlediğini unutanlar bu sureyi okumaya deam ederse, Allahın izniyle hafıza kuvveti artar ve unutkanlığı gider.
  • İbn Âşûr’un 7.ayet ile ilgili şu açıklaması da dikkat çekici ve Müslümanlara yol göstericidir: “Önemli işlerden birini tamamlayınca, ardından başka bir işe yönel ki böylece bütün vakitlerini önemli işlerle değerlendirmiş olasın”

O halde faziletine binaen her gün İnşirah (Elem Neşrah) Suresini okumaya devam edilmelidir. Lakin unutulmamalıdır ki maddi ve manevi tüm sıkıntıların devasını verecek olan yalnız Allah’tır. Dolayısıyla büyüklerin söylediği bu fazilet ve faydalara mazhar olabilmek için yalnız Allah’a yönelmeli ve bu niyet üzere İnşirah Suresini okuyarak dertlere derman aranmalıdır.

(Toplam 66 , bugün 1 )